Tasarım düşüncesi
Güzel bir sunum buldum. Yaratıcı düşünce ve analiz üzerine.
Güzel bir sunum buldum. Yaratıcı düşünce ve analiz üzerine.
Tasarım ile uğraşan, bu işten ekmek yiyen pek çok insan var. Bunların çoğu alaylı, bazılarının ise eğitimi yetersiz.
Çok karşılaşılan ve kaçınılması gereken tasarım hataları genellikle tasarımı iyileştirmek adına yapılan süslemelerdir.
En süslü fontlar seçilir. Bu yetmez fonta gölge verilir. Tasarım hala yetersiz görünüyordur. Biraz daha güçlendirmek adına dokulu arka planlar konur, olmadı photoshop filtreleri ile kabartma efekti vb. verilir.
Görsel iletişim tasarımının gücü, işinizin vuruculuğu sadelikle ortaya çıkar. Minimum, yani zorunlu malzemelerinizi yerleştirin. Yazılar, fotoğraflar. Olmazsa olmazları koyun. Doğal olarak önceden belirlenmiş bir stratejinin olduğunu var sayıyoruz. Neyi, kime, nasıl anlatmak istediğinizi belirlemeniz gerekiyor. Ürün düşünmeden, hedef kitle düşünmeden, strateji düşünülmeden koyulmuş tek bir çizgi bile olmamalı.
Tasarım zayıf görünüyorsa tasarım yanlıştır, temelde zayıftır. Süslemekle tasarımı iyileştiremezsiniz. Zayıf görünen işi kurtarmak için konulmuş süsleme, font seçimi, efektler sadece işinizin vuruculuğunu azaltır, anlaşılırlığını azaltır, dikkati dağıtır.
Freehand Türkiye’de çok kullanılan ve tasarımcıların sevdikleri bir yazılımdı. Aslında illüstrasyon amaçlı vektörel bir yazılım olmasına rağmen, masaüstü yayıncılık tasarımının temel yazılımı oldu. Broşür gibi çok sayfalı çalışmalar için Quark’ın Xpress yazılımı ya da Adobe Indesign kullanılması gerektiği halde tasarımcılar bu yazılımları sevmemiş ve Freehand kullanmayı tercih etmişlerdi. Adobe illustrator yazılımı Freehand’in en büyük [Read more →]
Kendiniz ile ilgili bir afiş yapsanız ne yapardınız? En büyük sorununuz için bir afiş yapın. Sorununuza çare arayın. Kendiniz için bir kampanya yapın. Belki de afiş yapılası öyle fazla önemli dertleriniz yok. Rahatınız yerinde. O zaman kendi meziyetinizi öven, reklamınızı yapacak bir afiş düşünün. Ne yapardınız?
Bu proje ile başka konular üzerinde çalışacağınızdan daha çok kendinizi geliştirirsiniz. Tasarımın sorun çözme yönü üzerine düşünmek için iyi bir partiktir, iletişim müşterisini anlamak için iyi bir yoldur.
Evde özgün baskı nasıl yapılır? Yoksa “Özgün baskı nedir?” diye mi başlamalı?

Uzunca bir süredir evde baskı yapmak niyetim vardı. Özgün baskı tarihi baskı yöntemleri ile sanatsal bir çalışmanın birden fazla kopyasını üretmektir. Temel olarak tahta baskı, taş baskı ve metal baskı olarak 3 baskı tekniği yaygın olarak kullanılır. Metal ve taş baskı pres gerektirir ve evde yapmak biraz zordur. Tahta baskı evde yapılabilir.
Tahtadan baskı kalıbı oluşturmak yerine daha pratik olacağını düşündüğüm sert izolasyon köpüklerini baskı amaçlı kullanmayı bir süredir düşünüyordum. Önce izolasyon köpüğü alıp işlemeyi denedim. [Read more →]
Büyük bir Q klavye düşmanıyım. F klavyenin de ateşli bir taraftarı ve savaşçısıyım. Nedeni milliyetçi duygulardan daha öte dile bağlı bir mantık. F klavyede tuş dizilimi tamamen Türkçe için yapılmıştır. En hızlı yazı yazılacak şekilde dizilime sahiptir. Hatta bildiğim kadarı ile dünyadaki en hızlı yazma düzenidir. Q klavye ilk zamanlar F klavye gibi hızlı bir dizilime sahipmiş. Fakat hızlı yazım sırasında çarpışarak sıkışan harf kolları nedeniyle fazla arıza olmasından bıkan şirket klavyedeki yazma düzenini bozmuş ve aksak bir dizilim yaratmış. Böylece arızalardan kurtulmuşlar. Q klavye orjinal dilinde bile kötü bir dizilime sahiptir. On parmak yazmak gerektiğinde temponuzu bozar, senkron duygusu ile çelişen rahatsız bir duygu yaşarsınız. F klavye ile yazarken akıcı ve rahat yazarsınız. On parmak yazıda talimli kişiler konuşma hızına yakın yazabilirler. İşte bu yüzden F klavyenin ateşli bir taraftarıyım. Yaşasın F klavye.
Geçen gün rastlantı sonucu çizdiğim bir karikatürün bir sitede kullanıldığını gördüm. Bunun üzerine arama yaptım ve karikatürümün pek çok sitede kullanılmakta olduğunu farkettim. Çalıntı içerik kullanımı internette çok yaygın. Çalıntı içerik kullanımı bundan kısa bir süre önce yayıncılıkta da çok yaygındı. Bir çok saygın yayınevi, gazete, dergi çalıntı içerik kullanırdı. Düzeltmek isterim, bir çok değil, tamamı çalıntı içerik kullanırdı. Can yayınları çalıntı içerik kullanımında bir numaralı yayınevlerindendi. O dönemde illüstrasyon yıllıklarını alır kapak yaparlardı. Halen böyle devam ediyor da olabilirler. Sonrasında Türkiye’de bu işin ticaretini yapmak isteyen kişiler söz konusu çalıntı içeriklerin temsilciliklerini aldılar ve bütün çalıntı içerikleri dava etmeye başladılar. Image Bank temsilciliği o dönemde gelirinin büyük kısmını davalardan kazandıkları ile elde ediyorlardı. [Read more →]
Çizim becerisini geliştirmek için en hızlı ulaşılabilecek eğitim internette. Youtube üzerinde küçük bir arama ile istediğiniz tipte eğitime ulaşabilirsiniz. Karakalem, portre, anatomi, yağlıboya, photoshop, painter, sketch, karalama, yüzlerce örnek var. Hızlandırılmış çalışmalar saatler süren çalışmayı size dakikalar içinde veriyor. Üstelik bu hızlandırılmış çizimde değişimi, gelişimi daha iyi farkediyorsunuz. Youtube üzerinde bulacağınız eğitim filmlerinin tek kötü yanı belli bir sıra, yöntem ve sistem izlemiyor oluşu. Buna rağmen ilgilisine çok şey kazandıracak filmler var. [Read more →]
Ülkemizde en geri kalmış konulardan biri sanattır. Sizce en geri kalmış olanı olabilir mi? Bir düşünün bakalım daha geri kalmış neler var? En geride değilse de gerilerde olduğunu kabul etmemiz gerekir. Bununla bağlantılı tüm dallar da bundan nasibini alır. Meslek gereği grafik tasarım konusunda (görsel iletişim tasarımı) ahkam kesmek boynumun borcudur.
Bu ülkede herkes doktordur. Herkesin yapabildiği mesleklerden biri de tasarımdır. Bu nedenle tasarım piyasası bir hayli karışıktır. Aslında kimse diplomasız doktorun dediğini yapmaz. Zaten 50 yılda bir sahte bir doktor çıkar, kıyamet kopar. O nedenle biri bir yeriniz ağrıyorsa hemen size ilaç tavsiye ettiğinde ciddiye almazsınız. Oysa piyasa sahte tasarımcıdan geçilmiyor, üstelik bunlar iş yapıyor. Yaptıkları işin tuhaflığını, kötülüğünü göre göre bu adamlara nasıl para ödüyor ve yaşatıyorlar anlamış değilim. [Read more →]